19 Ekim 2010 Salı

Çocukken koşturduğum plaja ağır adımlarla gittim bu defa.

  Plajda annemle resmimin olduğu evin önünden geçtim.ev boş annem yok ve ben hiç bişey hatırlamıyorum o güne dair. Hayat bazen ne tuhaf baktığın açıya göre tabii... Senelerini geçirdiği insanı unutuyo da insan güngelip,hiç hatırlamadığı bi kokuyu özlemekten asla vaz geçmiyo...
  ''İşte burasıda doktor teyzenin evi ''diyebildim sadece...Deniz gözlüklerimin camını buğulanmasın diye elmayla silen kadın oda çoktan ölmüştü.Sarhoş Emin,Mübeccel Teyze sarı kedi Minnoş ve Nezihe Hanım'da...

Bahçenin demirleri çıkartılmış babanemin asması sökülmüştü yerinden.Herşey nasılda farklıydı karış karış heryerini bildiğim o mahallede.Hiçbirşey eskisi gibi kalmıyo.Tanıdık bişeyler aradı gözüm ...Taş yoktu eski yerinde duran sanki...Yusufcuk kuşalrı falanda gitmiş sabahları öten.En çokta içimi balkondaki panjurlar acıttı...O balkona güneş girmezse açmazdı ya  Nezihe Hanım'ın çiçekleri hani...